Girne Mahallesi’nde dün tartıştığı Özlüer kardeşleri silahla öldüren U.K. Aydın-İzmir Otoyolu’nda polis ekiplerince yakalandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen U.K, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
AVUKATI KONUŞTU
Adliye önünde gazetecilere açıklama yapan U.K’nin avukatı Fersu Ege Kandemir cinayetin detaylarını açıkladı.
Fersu Ege, zanlının cinayeti duygusuzca, keyif alırcasına bir şekilde işlemediğini fakat suçu kabul ettiğini söyledi.
Ege, işlenen cinayetin sebepsiz olmadığını belirterek, “Arkasında çok ciddi ve karanlık bir mevzu var. Müvekkilim bu suçu; gözü dönmüş, ciddi ağır tahrik altında, bam teline basılarak, artık zayıf karnına oynanarak. O kadar ağır tahrik altına giriyor ki en sonunda artık kendisine saldırılacağını hissederek kalkıp önce Ayhan'ı vuruyor. Sonrasında yanında bulunan Erhan Özler, elinden tabancasını alıp ağır şekilde darp ediyor. Müvekkilimin başından yarık açılıyor ve 15 tane dikiş atılıyor. Gözü morarık, darp raporlarında hepsi sabit. Müvekkilim can havliyle kendini kurtarmak için de Erhan Özler'i artık nasıl öldürdüğünü hatırlamıyor ama darp ederek öldürdüğü doğrultusunda beyanda bulunuyor. Çünkü 'Ben o noktayı hatırlamıyorum, ben Ayhan'ı vurduktan sonra film koptu' diyor. 'Ben çoğu şeyi hatırlamıyorum ama ağır darp altındaydım, ben artık Erhan'dan nasıl kurtulacağımı bilemedim.' Otopsi raporları da şöyle gösteriyor; artık boğmuş. Yani boğmak zorunda kalmış çünkü başka türlü beyni, kafası ciddi şekilde yarık ve ölecek. Yani Erhan'a karşı bir kontratakta bulunmasa müvekkilimin can güvenliği tehlikeye girecek." İfadelerini kullandı.
MÜVEKKİLİME İFTİRA ATIYORLAR
Ege, yaşanan olayın 2024 yılına dayandığını belirterek, “Bu iki kardeş Denizli'de Tuğba Nur Kara isimli bir kız tutuyorlar. İsterseniz araştırın, bunun dosyaları var. 'Müvekkilimle bir dost ilişkisi kursun, kıyım kıyım müvekkilimin yanına işlesin, sevgili olsun, onunla ilişkisini sağlamlaştırsın, müvekkilimin üzerinden senetler yapacak, parasını yiyecek noktaya gelsin' diye bir kız tutuluyor. Bu kız zaten bu suçunu da itiraf ediyor, bunu mesajlarla da müvekkilime söylüyor. Müvekkilim buna rağmen inanmıyor. Ama olaylar bu noktaya gelene kadar bu kız, bunların tetikçisi olduğunu bilmeden evvel yine bunların talimatıyla müvekkilime iftira atıyor. Müvekkilime cinsel saldırı suçundan iftirada bulunuyor ve müvekkilim 6 ay tutuklu kalıyor. Sonrasında işlediği suçun vicdan azabını çekerek manevi arınma yaşamak için gidiyor ve 'Ben Umut'tan şikayetçi değilim, şikayetten vazgeçiyorum. Bana Umut saldırmamıştır, ben tecavüze uğramadım' diyor ve müvekkilim o şekilde tahliye oluyor. Müvekkilim bu kurulan kirli kumpas yüzünden 6 ay boşu boşuna hapis yattıktan sonra, olaydan 3-4 ay kadar öncesinde bu kızla yeniden temasa geçiyor. Bu kız müvekkilimin ailesiyle tanıştırdığı, çeyiz dizdiği, evlenme aşamasına geldiği, gerçekten çok sevdiği bir kız. Aslında burada çok duygusal bir suikast var. Müvekkilim yine inanıyor kendisine. Müvekkilim 'Tamam, sen onlardan değilsin' diyor. Bu sefer kız yine dayanamayıp mesajlar atıyor müvekkilime: 'Biz sana 3-4 senedir çok ciddi bir tuzak kurduk, çok kirli bir kumpas kurduk. Senin üzerinden çekler, senetler düzenledik. Sen bana güvendin, bana çok para yedirdin. Ben bunların hepsini onlara aktardım.' Bunların mesajları var, imaj alma ve telefon inceleme tespit tutanağında bunların hepsi tespit olunacak. Müvekkilimin Instagram'ında bunlar kayıtlı vaziyetteler.” Dedi.
Açıklamasına devam eden Ege şöyle konuştu:
Evet, Umut'un maddi geliri aylık 400-500 bin lira arası. Yani çok zengin değil ama günümüze göre iyi kazanan bir insan. Unlu mamuller şubeleri var. Geçtiğimiz gün müvekkilimi Aydın'a çağırıyorlar. 'Gel seninle konuşalım, senin bize şöyle şöyle borcun var. Ya ödersin ya dükkanına çökeriz' diyorlar. Bunun görgü tanıkları var. En sonunda Ayhan'la tatlıya bağlıyorlar. Mezon Kafe'de oturuyorlar - ben buranın yabancısıyım ama burada zincirleri olan bir unlu mamullerin de sahibiymiş bu iki kardeş. Mezon Kafe'de zaten Erhan oturuyormuş, Ayhan'la ikisi gidiyorlar. Burada başlıyorlar: 'Senin ipin elimizde, Tuğba'ya bir şıklatmamıza bakar sana yeni iftira atması. Sana yine çekler, senetler yapmamız, sahte imzalar atmamız... Senin ipin elimizde, Tuğba'nın ipi elimizde.' Yine müvekkilimi en ince noktasından, en zafiyeti olduğu kişiden vuruyorlar. Müvekkilim artık o dakikadan sonra hakikaten... Ailesiyle tanıştırmış, evlenme aşamasında, güveniyor, inanıyor ve gerçekten bu kızı seviyor. Artık o noktadan sonra müvekkilimin gözü dönüyor, film kopuyor. 'Karşımdaki insan bana saldıracak zannettim, ayağa kalktı, elini cebine attı, o çıkartmadan ben vurdum' diyor. Bunlar da görüntü tespit tutanaklarında sabit. Mesele var. Zaten 'çökeceğiz' diye tehdit ediyorlar. Sürekli olarak müvekkilimin Çeşme'deki fırınına gidiyorlar. 'Biz buraya çökeceğiz, bize şu kadar para verin' diye bir baskı var. Aileye karşı ruhsal ve zihinsel bir işkence var. En sonunda işler bu raddeye geliyor. 25 yaşında, hayatının baharında, körpecik, daha önce hiç suç işlememiş tertemiz bir çocuk artık bu noktaya geldi. Neden? Daha fazla para kazanalım, daha çok esnaftan haraç keselim, garibanın sırtına binelim diye. 25 yaşındaki bir çocuğun hayatını kararttılar. Aslında yanlarında çalışmıyordu. Umut bunlarla ortak oldu, Denizli'deki firmayı açtı. Umut'un Denizli'de, Çeşme Alaçatı'da ve Seferihisar'da şubesi var. Umut bir yerden bunlara bulaşıyor. Çünkü bunlar sadece Aydın yerelinde kriminal faaliyetlerle bilinen bir aile değilmiş, Ege Bölgesi'nde zaten çok fazla konuşulan, bu şekilde çok fazla esnaftan haksız menfaat sağlamış bir aile.