Aydınlı Dilara annesinden aldığı güç ve moralle ilik nakli olacağı günü bekliyor.

Aydın’da bacak ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede lösemi olduğunu öğrenen 28 yaşındaki Dilara Kızılboğa, meme kanserini yenen annesinden aldığı güç ve moralle ilik nakli olacağı günü bekliyor. Donör olma sürecinin basit bir işlem olduğunu söyleyen Kızılboğa, “Donör başvurusunda bulunmak için Kızılay’a giderek “kök hücre bağışçısı olmak istiyorum” demek yeterlidir.

Efeler ilçesinde yaşayan, Ayten Kızılboğa (62) yakalandığı meme kanserini geçen yıl uygulanan tedavi ve ameliyatlarla atlattı.

Kızılboğa’nın yaşama yeniden başladığı ay, bu kez 28 yaşındaki kızı Dilara Kızılboğa lösemiye yakalandı.

Genç kadın, geçen yıl Aralık ayında bacaklarına ağrı hissedince Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesine gitti.

Burada gerekli tetkiklerin ardından Kızılboğa evine geldi. Emekli biyolog olan Ayten Kızılboğa, kızının kan değerlerinde anormallik görünce hematoloji bölümünde de gerekli kontrollerin yapılmasını istedi.

Bunun üzerine aynı hastanenin hematoloji bölümüne giden Dilara Kızılboğa, lösemi olduğunu öğrendi.

Sağlığına kavuşması için ilik nakline ihtiyacı olduğunu öğrenen Kızılboğa, sosyal medya hesabından çağrılara başlayarak kemik iliği için donör arayışına girdi.

Kızılboğa, kan grubunun fark etmediğini bunun kan ile yapılan bir doku, uyum testi olduğunu her ilden verilebildiğini söyledi.

Sürece ilişkin bilgi veren Kızılboğa, “Donör başvurusunda bulunmak için Kızılay’a giderek “kök hücre bağışçısı olmak istiyorum” demek yeterlidir. Veri tabanında kaydınız oluşturulur uyuşma halinde tekrar onay için geri aranırsınız. Daha önce kan vermiş ve kök hücre formu doldurmadıysanız donör olmak için başvurusu yapmış sayılmazsınız. Şehir, kan grubu fark etmiyor bu bir doku uyumudur. Birinci derece yakınlar haricinde kişiye özel kök hücre bağışçısı olamazsınız. Testler, nakil işlemleri hepsi kan verir gibi sadece damardan yapılmaktadır acılı bir işlem yoktur.” ifadelerini kullandı

Hastalıktan önce kendisinin çok sağlıklı göründüğü ve çevresindeki insanlar arasında en son kendisinin böyle bir hastalığa yakalanacağını düşündüğünü söyleyen Kızılboğa, herkesin sağlık kontrollerini düzenli olarak yapması gerektiğini belirtti.

Moral ve motivasyonun önemine dikkati çeken Kızılboğa, “Bir yandan da moralinizi yüksek tutmaya çalışıyorsunuz ki bence en önemlisi o. Yani moralimizin düştüğü noktada direkt tedavinin bile yan etkileri ters tepki gösterebiliyor. Ama moralim ne zaman yüksekse ben o yan etkileri bile çok daha kolaylıkla aşabildiğimi fark ediyorum.” diye konuştu.

Annesinin de birkaç ay önce meme kanserini yendiğini aktaran Kızılboğa, geçirdiği hastalık sürecinde, annesi başta olmak üzere ailesinin desteğinin çok büyük olduğunu söyledi.

Ayten Kızılboğa ise bir yıl önce meme kanserine yakalandığını, kendisinin de erken tanı olmasından kaynayalı tedavilere cevap vererek sağlığına kavuştuğunu ifade etti.

Kızının hep yanında olduğu ve destek verdiğini söyleyen Kızılboğa, “Evet çok üzülüyorum. Ama dönem dönem atlatacağız diyorum tekrar. ‘Gelip geçecek diyorum’ yani. Geçecek bu da. Çok şükür çok hemen farkına vardık.” diye konuştu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Aydın Haberleri Haberleri