Merkez Bankası’nın faiz oranını 100 baz puan indirme kararının olumlu ancak yetersiz olduğunu belirten Ülken, “Daha da önemlisi kredi ve finansmana erişim kanalının açılması. KOBİ kısıtı mutlaka yukarı yönde revize edilmeli” görüşünü dile getirdi.
“SANAYİCİ ÇARKLARI DÖNDÜRMEYE ÇALIŞIYOR”
Sanayicinin gündemine değinen Ülken, PMI verilerinin 30 ayı aşkın süredir 50’nin altında olduğunu anımsatarak şöyle konuştu: “Yani siparişler düşük. Peki, üretim bantlarında ve üretim beklentisinde durum nasıl? Orada da zayıf. Kapasite kullanım oranlarında da bir değişiklik cereyan etmiyor. İhracatçı sanayicilerimizin kurdan kaynaklı maliyet artışları, para girdilerinin düşüşü ve aynı zamanda piyasanın genel gidişatında, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin seçim sathı mahalline girdiğini gördüğümüz ortamda güven endeksindeki beklentinin düşüşü, gayet normal. Sanayici çarkları döndürmeye ve sanayi üretimini sürdürmeye devam etmek istiyor. Dışarıda pazarını kaybetmemek istiyor.”
Güven endeksinde çok belirgin bir düşüş beklemediğini kaydeden Ülken, “Hâlâ 100’ün üstünde. Ancak çok da olumlu olduğunu görmüyoruz. Zaten sahadan da alıyoruz bu verileri” dedi.
“İHRACATÇIYA POZİTİF AYRIMCILIK SAĞLANMALI”
Döviz dönüşüm desteğinde yüzde 10’luk dilimin en az yüzde 15’e çıkarılması gerektiği yönündeki talebini yineleyen Ülken, reeskont kredilerine ilişkin olarak zeytin ve zeytinyağı ihracatı yapan üyelerinden “Biz reeskont kredileri için aylık taleplerde bulunuyoruz ama bizim mevsimsel döngülerimiz var. O mevsimsel döngülerimize göre mutlaka bunların düzenlenmesi lazım. Bize para lazım. Ancak mevsiminde gelen para lazım" şeklinde taleplerin geldiğini anlattı.
Bu konuda bir öneri seti hazırlayarak ilgili bakanlığa sunacaklarını belirten Ülken, “Sadece zeytin zeytinyağı özelinde değil, mevsimsel ihracatın yoğunlaştığı sektörlerimiz var. Bu tarz talepler var. Döviz dönüşüm desteğinde ve reeskont kredilerinde ihracatçıya pozitif ayrımcılık sağlayacak şekilde düzenlemelere ihtiyacımız var” değerlendirmesinde bulundu.
“GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI GÜNCELLENMELİ”
Avrupa Birliği’nin “Made in EU” düzenlemesine ilişkin de konuşan Ülken, “Avro Bölgesi’nde yaşanacak bu süreç bizi ciddi etkiler. Mutlaka ve mutlaka bizim Gümrük Birliği Anlaşması’nı güncellememiz lazım. Eşdeğer ülke statüsünü kazanmamız lazım. Daha da önemlisi en önemli argümanımız şu olmalı: ortak üretim zincirini kırmamalıyız. Sadece bizim ürettiğimiz değil, ortak ürettiğimiz bir zincir. 14 Kasım’a kadar inşallah bu problem çözülür” diyerek sözlerini tamamladı.