BU BİR MANİFESTODUR! YA YENİDEN VAR OLACAĞIZ YA DA YOK OLACAĞIZ!

Mehmet Kubilay Aras yazdı...

Kaleme aldığım bu yazı, sokağın nabzını yansıtmaktadır. YEREL’DEN çok GENEL’İ ilgilendirmekle beraber YEREL’İ düzeltmeden GENEL’İ harekete geçiremeyeceğimizin serzenişidir.

Öncelikle ülkemizin gelişimini, büyümesini istemeyen, hatta ülkemizi bölmeyi planlayan bölgedeki savaşı, topraklarımıza taşımak isteyen emperyalist güçlerin kullanışlı aparatı olan hain terör örgütünün yapmış olduğu alçak saldırı sonucunda, şehit olan tüm Mehmetçiğimize yüce yaratandan rahmet, yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ederim.

Evet evlatlarımız güzel bir yaşam sürsün diye geriye kalan acılı aileler, dul kalan kadınlar ve yetim bırakılan çocuklar. Bizim yerimize ödenmiş ve halen ödenmeye devam eden bedeller. Sahi bizler bu ödenen bedellerin karşılığını nasıl ödeyeceğiz? Yeterince ayrışmadık mı? Emperyalist güçlerin böl, parçala ve yok et taktiğine sürdüğümüz yağ yetmedi mi? Bu bölünmüşlük sayesinde daha ne kadar şehit vereceğiz? Kaç çocuğun yetim kalmasına, kaç kadının dul kalmasına, kaç annenin yüreğinde ateşten bir kor olmaya sebep olacağız?

***

Bin yıllık şanlı tarihimiz, ülkemiz ve, bölgemiz ve dünya siyaseti üzerine, en önemlisi yerimize ödenen bedellerin karşılığı konusunda;

Hakkari’den Edirne’ye, Van’dan İzmir’e, Muş’tan Aydın’a, İstanbul’dan Kars’a, Artvin’den Ankara’ya ve güzel ülkemin sayamadığım nice çeşitli illerinde dertleştiğimiz dostlarla, ortak kanıya varmamız neticesin de bu serzenişi kaleme alma ihtiyacı duydum.

Peki Nedir Bu Serzeniş? Bu Gidiş Nereyedir!

75 yıldır Filistin’de yaşanan işgal ve soykırım, 7 ekimden bu yana tarihinin en kanlı halini almışken, on binlerce çocuğun, kadının, yaşlının, engellinin ve aklınıza gelebilecek her türlü savunmasız canlının, öldürüldüğü ve dahi kuvöz deki masum bebeklerin bile hayatlarına kastedip, hastanelerin, okulların, ibadethanelerin, mülteci kamplarının bombalandığı, beyaz bayrak açmış sivillerin, hatta ve hatta beyaz bayrak açıp İbranice aman dileyen ve kendi kolluk kuvvetlerine sığınmaya giden kendi vatandaşlarını dahi gözünün yaşına bakmadan katleden canilerin soykırımına şahitlik ederken;

Amerika’da İngiltere’de, Kanada’da, Yunanistan’da, Arjantin’de, İsveç’te ve bir çok ülkede insanlık namına, milyonlarca insanın meydanları akın akın doldurarak Filistinli masum çocukları haykırarak savunduğu bir dönemde, bin yıllık tarihi geçmişiyle, mazlumlara hamilik yapan ecdadın torunları olarak

BİZLERE NE OLUYOR!

Bizlere ne oluyor da batılı ülkelerde insanlık namına milyonlar organize olup meydanları doldurabiliyorken, bizler neden yukarıdaki halklar gibi TEK SES, TEK YUMRUK VE TEK VUCUT olarak hareket etmekte aciz kalıp, onlar gibi organize olup meydanlarda milyon olamıyoruz?

Hem de onlara nazaran daha çok sebebimiz varken?

***

200 yıl önce sömürü üzerine kurulan dünya düzeninin savaştan, ölümden, ve acıdan başka bir şey getirmediğine, onlarca nesil şahitlik etmiştir.

Şuan yaşanan Gazze soykırımına da dünya siyasetinin, halklarının vicdanına rağmen sessiz kalması, hatta savunmasız sivillere karşı işgalci güçlere maddi ve askeri mühimmat yardımında bulunmaları, çarpık dünya düzeninin çatırdayarak iflas ettiğinin göstergesidir. Haliyle yeni bir dünya düzenine ihtiyaç duyulmaktadır. Bizler bu yeni dünya düzeninde ya Fatih Sultan Mehmet’in elini kestirdiği Rum mimar İpsilanti ile kadı karşısında ayakta dava edilirken kısasa kısas kararı çıkaracak bir dünya dizayn edeceğiz, yada bu yeni düzenin dolgu malzemesi olacağız.

Dünya yeniden dizayn edilirken, Müslüman kardeşlerimizin katledilişini ve ilk kıblemizin işgalini sessiz sedasız izlerken, ülkemizin içi ve çevresi kanlı askeri üslerle kuşatılmışken ve bu savaşın bir sonraki aşaması bizim topraklarımıza taşınacağı gerçeği alenen belli iken, millet olarak ne zaman

TEK SES, TEK YUMRUK VE TEK VUCUT olmayı başaracağız?

Bir şehirde aynı gün, yakın saatlerde üç ayrı yürüyüş organize ediliyor. Başka bir şehirde yarım saat ara ile iki farklı gurup basın bildirisi okuyor. Neredeyse ülkenin tamamında ‘A’ kurumu varsa, ‘B’ cemaati varsa, ‘C’ STK’sı varsa biz yokuz diyen;

STK başkanları, cemaat bireyleri, kanaat önderleri ve siyasi parti liderleri;

Yeni bir dünya düzeni kurulurken, YA tüm farklılıklarımızı kazanç sayarak, güçlü bir şekilde CEM edip, hep beraber, Sancak düştüğü yerden kalkacak diyerek, gözlerini bize çevirmiş olan bütün mazlum ve mahsun coğrafyanın hamiliğini üstlenerek YENİDEN VAR OLACAĞIZ.

Ya da benlik yarışına devam ederek, kutuplaştırdığımız milletimizle, işgalin topraklarımıza gelmesine sebep olup YOK OLACAĞIZ...

TÜM FARKLILIKLARIMIZA RAĞMEN BİRLİK OLMAK VE ALLAH İÇİN BİRBİRİMİZİ SEVMEK ZORUNDAYIZ.

RABBİM HEPİMİZİ TEKRARDAN İSTİKAMETİ ÜZERE TEK SANCAK ALTINDA TOPLAMAYI NASİP EYLESİN…

SELAM VE DUA İLE….

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Aydın Haberleri Haberleri