Hangi Okçular tepesi!

Serdar Şirin yazdı...

Hz. Muhammed (sas) Uhud harbi için Medine’den ayrılıp, Uhud dağı eteklerine ordusunu yerleştirince, bugün adı okçular tepesi olarak anılan mevkiye kırk veya elli okçu yerleştirdi ve onları sıkı sıkıya tembihledi. “Benim düştüğümü görseniz dahi buradan ayrılmayın” dedi. Olayı baştan anlatmaya gerek yok. Ganimet alma hırsı ile dördü hariç yerlerini terk eden okçular yüzünden Müslümanlar büyük bir yenilgi aldılar. İçlerinde Hz Hamza’nın da olduğu yetmiş şehit ve Hz. Peygamberin mübarek dişlerinin şehit olması. Tarihimizin ilk yenilgisi, ibret almadığımız bir olay. Okçular tepesinin ganimet adına terk edilmesi ve sonuçları.

 

Tarihin acı sayfalarına yazılan bu olay yüzyıllardır anlatıla anlatıla ezberlendi, okçular tepesi bizim mitlerimizden biri oldu. Herkes o tepede olduğunu ve tepeyi terk etmediğini haykırıyor. “Okçular tepesi boş değil”. Kim, ne adına bekliyor ve bu kadar kuşatılmışlık içinde okçular tepesi neresi.

 

Arap yarım adasında küçük bir tepenin koca İslam tarihinde kapladığı yere bakarsak önemli bir yer. Fiziki olarak sıradan bir tepe ama manevi olarak kocaman bir anlam ifade eder. Kim ne adına bekliyor bu tepeyi.

 

Fransız devrimi ile meydana çıkan ulusçuluk zaman içinde tüm İslam coğrafyasına yayıldı. Kendi içinde büyük savaşlar yaşayan Avrupa devletleri bunun anlamsız olduğunu anladılar ve arlarındaki sınırları bir çizgi seviyesine indirip, birlikte yaşamanın yolunu buldular. Bugünkü Avrupa birliği bir Hristiyan topluluğudur ve aslında bizim Ümmet olarak kast ettiğimiz şeyin fiili halidir. Hristiyan Ümmeti. İki büyük dünya savaşı çıkarıp totalde 80 milyon insan kaybına sebep olmuş bu yapı, zaman içinde husumetlerini terk edip birlik oldular ve dünyayı yönetiyorlar. Hz Muhammed’in (sas) bizi uyardığı ve yapmamamızı söylediği her şeyi yapmaya başladık. Birlik olun emrini terk edip, bize batıdan bulaşan ulusçuluk illetine yakalandık. Kardeşlerimizle aramıza yapay sınırlar çizdik, hatta onlara kin besler olduk. Zaman zaman kılıç çekip savaştık oysaki bizim kanımız, malımız ve ırzımız bir birimize haramdı.

 

Her Müslüman ulus kendi devleti ve ülkesi için bir okçular tepesi ihdas edip bunun tek hak yol olduğunu ilan etti. Kuran ve sünnet ışığında ilerlediğini iddia eden milliyetçi unsurlar kendi okçular tepesinden diğer ulusların okçular tepesine savaş açtı. Her şey kendisi için mübahtı o yüzden kimseye hesap vermeden yürüdü. Bugün Müslüman ülke adedince milli okçular tepesi mevcuttur. Her biri bir diğerini düşman ilan ederek kendisine haram olanları yapmaktadır. Milli İslam, milli okçular tepesi, milli hedefler ve heder olan Ümmet bilinci. Ey Resul biz senin okçular tepesini terk eden o sahabelerin gibi değiliz, okçular tepesinde nöbetteyiz! Eskiden bir tepe vardı şimdilerde yüzlerce tepe var. Eskiden küffara karşı savaşırdık, şimdi bir birimizi boğazlamaktan fırsat bulup onlarla uğraşamıyoruz.

 

Evet, okçular tepesi boş değil ama…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri