Türkiye eski Türkiye değil

Erol Arıkan

Başlıktaki tespit İngiliz haber ajansı Reuters'e ait. İçinde bulunduğumuz yıl içerisinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Biden ile ilgili kapsamlı bir analiz yayımlayan Reuters, makalede, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın "Önce Türkiye" yaklaşımı içinde olduğunu ve ABD ya da Rusya'nın kuralları koyduğu ve Türkiye'nin bedel ödediği senaryoları reddettiğini belirterek, "Bu durum Biden'ı zorlayacak" diyerek analizinde, Ankara'nın bölgedeki hamleleri için, "Türkiye eski Türkiye değil" mesajına yer verdi. Aynı tarihlerde Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias’ın "100 yıl önce Batı'da hasta adam olarak tanımlanan Türkiye'nin şimdi bölgenin büyük değişimcisi olarak Osmanlı İmparatorluğu rolünü oynamaya çalışması, görüştüğüm bütün ülkelerin gündeminde, Türkiye eski Türkiye değil” sözleri büyüyen, gelişen ve sağlam adımlarla ilerleyen Türkiye’mizin gerçeğini tüm dünyaya sergilemektedir.

Evet, Türkiye, artık o eski Türkiye değil. Ayağına her çelme takıldığında yere kapaklanan, küçük manipülasyonlarla krizlere sokulan, istikrarı pamuk ipliğine bağlı Türkiye, artık yok. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde sağlıktan ulaşıma, savunma sanayiiden eğitime ve enerjiye, pek çok alanda büyüyen ve gelişen Türkiye var. Gazete manşetlerinde “15 milyar doları veren, Türkiye’nin en büyük 500 firmasını satın alır. Üzerine bir 10 milyar dolar daha koyarsanız bankacılık sektörünün tümünü de satın alabilirsiniz” sözlerinin yerine milyar dolarlık yatırımlarla sağlıktan eğitime, ulaşımdan savunma sanayii alanına birçok alanda yapılan yatırımlar günümüz gazetelerinin manşetlerinde yer almakta.

Akıl ve vicdan sahibi hiç kimse bugün ki Türkiye'nin demokrasiden kalkınmaya, sosyal ve ekonomik imkânlara kadar geçmişin herhangi bir döneminin çok daha ilerisinde olduğu gerçeğini inkâr edemez. Tabi sadece inkâr etmek yetmiyor, yapılan bu atılımları, icraatları ve yatırımları sahiplenmek, paylaşmak, anlatmak ta bir vatandaşlık görevi olarak bizleri bekliyor. Sorumluluk ve vicdan sahibi bireyler olarak özellikle de genç kardeşlerimize “Eski Türkiye” ile “Yeni Türkiye” arasındaki sosyal ve siyasal alanda yaşanan birçok farkı anlatmamız gerekiyor.

Mesela, 1995 yılı ve sonrası doğan gençlerimiz eski Türkiye’yi tanımadı. Kuşağın en yaşlısı bile AK Parti iktidara geldiğinde daha 7 yaşındaydı. Patlayan çöp dağlarına, devlet hastanelerinde iki kişi tarafından paylaşılan yataklara, muayene olabilmek için gecenin karanlığında girilen hastane kuyruklarına, gün boyu beklenilen tüp kuyruklarına, eczaneler önündeki ilaç kuyrukları, ödenemeyen memur maaşlarına, akmayan musluklara, ekmek karnelerine, gecelik banka faizlerinin %7500 olduğu günlere, kriz günleri ülkelere yazılan imdat mektuplarına, Başbakanı şortla karşılayan medya patronlarına ve daha nice sorun ve sıkıntı ile geçen günlere inanmıyor bile, kendilerine sorulunca ise cevapları “Yok artık, o kadar da değil” oluyor. Ne yazık ki gerçek şu ki o günler yaşandı…

Yokluğu görenler aza razıydı. Fakat yokluğu görenlerin çocukları artık azla yetinmiyor, daha fazlasını istiyor, istemeli de. Yeni bir Türkiye’ye, yeni standartlar içine doğanlar artan iletişim ve seyahat imkânlarıyla, artan eğitim fırsatlarıyla hep daha iyisini istedi, istemeliydi de. Ama bunu isterken de eski ile yeninin mukayesesini yapmalı daha iyi bir gelecek için hayal kurmalılar, o yönde çalışmalılar. Takip eden, tüketen, başka ülkelerin pazarı olan bir ülke konumundan, tasarlayan, üreten, ürettiğini dünyanın 200'ü aşkın ülkesine ihraç eden bir ülke konumuna gelen, ekonomisi güçlendikçe, üretim kapasitesi arttıkça, sözünün de itibarı artan bir ülkenin vatandaşları oldukları bilinci ile çalışmalı gayret etmeliler. Milletimiz için hiçbir hayalleri, ülkemiz için hiçbir projeleri, devletimiz için hiçbir programları olmayanların kendi ideolojik saplantıları ve kişisel hırsları uğruna bu güzel tabloyu tersine çevirmesine rıza göstermemeliler. Bizler gençlerimize onurlu bir gelecek, güvenli bir yol ve iz bırakmak için bu yoldan dönmeyeceğiz ve daha güzel, daha güçlü bir Türkiye adına yürüyüşümüzü aşkla iştiyakla sürdüreceğiz. Çünkü bizler, bu yola inancımız, irademiz ve gönlümüzle çıktık. Evet, yeni Türkiye, Büyük ve Güçlü Türkiye yolunda kararlılıkla yürüyoruz. Allah’ın izniyle, 2023 hedeflerimize mutlaka ama mutlaka ulaşacağız. Bizlere düşen milletimize hakikatleri göstererek ülkemizin bu hayati sınamadan başarıyla çıkmasına katkı sağlamak. Ülkemizi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bölgesinde lider, dünyada ise söz sahibi bir ülke yapmaktır. Bizlere bu mücadelede destek veren herkese teşekkür ediyor, tüm okurlarıma sağlık, sıhhat ve esenlikler diliyorum. Selam ve dua ile…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.