Fareli Köyün Kavalcısı, Şizofrenik Çağın Deli Mesihi
Psikolog Dilek Akıcı Yazdı
Fars masallarındaki gibi başlayalım söze:
'Yekî bûd, yekî nebûd, gayr ez Hudâ hîç kes nebûd.’
“Biri vardı, biri yoktu. Allah'tan başka hiç kimse yoktu.”
Şimdi bu sözü, gerçekle kurgunun birbirine karıştığı, gerçeğin değersizleştirildiği günümüzün distopik kurgusal ve güncel sosyopolitikalarına uyarlayalım:
‘Gerçek vardı, gerçek yoktu. Çarpıtılmış kurgudan başka bir şey yoktu.”
Hangi cümle size daha iyi hissettiriyor ve kalbinizin tellerini titretiyor?
Artık gerçeğin masala yani kurguya dönüştüğü, daha doğrusu dönüştürüldüğü bir çağın tam ortasındayız. Keşke masala dönüşseydi gerçek, çünkü masallarda bir bağlam ve anlam var iken kurguda anlam ve bağlam bilinçli ancak örtük bir amaçla kurutulmuştur. Kupkurudur bizim çağımız; yağmuru çalınmış, kelimeleri iğdiş edilmiş ve “kendi”sinden sıyrılmıştır.
Bu manzara sizi ümitsizliğe sevk etmesin, ruhunuzu karartmasın; çünkü biliyoruz ki en karanlık an, güneşin doğuşuna en yakın zamandır. Fakat kesif karanlığın sizi ele geçirmemesi için durumun ve şartların farkında olmalı, hal ve vaziyet ne olursa olsun ümitle çabalamaya devam etmelisiniz. Madem ki ümide götüren patikanın başında farkındalık ve kabul var öyleyse “kalbi sökülmüş” ve aklı alınmış çağımızın koşullarını ve bu koşulları oluşturan faktörleri iyi anlamak zorundayız. İşte bu amaçla, insanın duygularını uyuşturan ve soyut muhakeme yeteneğini ortadan kaldıran, tehdit eden sebepleri anlamak için önce durum tespiti yapmalıyız.
Çağımız insanın ruhsal durumu ve içinde yaşadığı büyük küresel köyün ruhsal dinamikleri nedir?
Bundan tam yirmi yıl önce Psikoloji eğitimim sırasında çok sevdiğim ve entelektüel donanımı da çok yüksek olan bir hocam, derste bize şöyle demişti:
“Bizden bir önceki kuşakta, anne babalarımızın kuşağında, ağırlıklı görülen psikolojik rahatsızlık “histeri”ydi ve gerçekten de o döneme yakından baktığımızda sosyal alanda, kültürel alanda tarihsel olarak o dönemin histerik bir çağ olduğunu söyleyebilirdik. Şu anda bizim içinde bulunduğumuz çağ ise tanı olarak kişilik bozukluklarının zirve yaptığı, benmerkezci yani narsistik çağdır. Ancak gelecek neslin çağı, gerçeği değerlendirme yeteneğinin ciddi biçimde zayıfladığı ve hatta yitirildiği, gerçekle hezeyanın birbirine karıştırıldığı şizofrenik bir çağ olacak; gelecekte insanların “normal”i geçmişin “anormal”i olacak, hakikat ve yalan birbirine karışacak.”
Gerçekten de artık doğru ve yanlış arasındaki ayrımın bulanıklaştığı, gerçeğin anlamsızlaştığı korku ve tekinsizliğin zirve yaptığı bir çağda yaşıyoruz. Ayaklarımızı basacağımız bir hakikat zemini, devletler üstü elitlerin elleriyle özellikle de medya ve sosyal medya eliyle yok edilmekte. Dezenformasyon, artık uluslararası ilişkilerde olağan diplomatik dile dönüşmüş durumda. Şizofrenik dağılma ve parçalanmanın, hezeyanın gerçeği örtmesinin en çarpıcı örneklerini ise son bir yıldır daha bariz biçimde İsrail’in söylemlerinde görmekteyiz. Son günlerde ise bu hezeyanlı şizofrenik söylemleri, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ın X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlar zirveye taşıdı. Trump kendisini Mesih İsa gibi gösteren yapay zeka ile oluşturulmuş bir görseli paylaştı, ki bu paylaşım Papa’yı tehdit etmesinin hemen ardından geldi. Artık Trump tüm büyüklük hezeyanlarını açık biçimde bir devlet politikasına dönüştürdü ve bu politik dil ile tüm dünyaya hükmetme hezeyanını haksız- hukuksuz savaşlara, soykırım destekçiliğine vardırdı. Öyle ki Amerikalı psikologlar bile devlet başkanlarının akıl sağlığını yitirdiğini, bir şizofren olduğunu söyleyerek azledilmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Pekiyi, bütün bunlara rağmen Fareli Köyün Kavalcısı Trump azledilebildi mi? Şizofrenik çağın Şizofrenik Mesih’ini hangi gerçeklik ve hangi Gerçek Kahramanlar durdurabilecek hep birlikte göreceğiz.
Pekiyi, Şizofrenik Çağ’ın ardından gelecek çağ, ne çağı olabilir? Ne dersiniz? Bence cevabımızın ipucu, ilk sözlerimizde gizli: 'Yekî bûd, yekî nebûd, gayr ez Hudâ hîç kes nebûd.’


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.