Yerel basın halkın sesi olmalıdır

Yerel basın halkın sesi olmalıdır

Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı (ABGC) Cem Ulucan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

A+A-

Başkan Ulucan mesajında şu ifadelere yer verdi. “Demokrasinin gereği olarak kamuyu denetlemek ve halkın bilgilendirilmesi sağlamak gibi kutsal bir kamu görevini yerine getiren medya kuruluşlarımız, olağanüstü zor günler yaşamakta ve hatta ‘hayatiyet sorunu’ ile karşı karşıya bulunmaktadır.

 

Son iki yıldır ülkemizde yaşanan ekonomik sorunlar yerel gazetelerimizi kapanmanın eşiğine getirdi ve hatta Türkiye genelinde son iki yılda 200’den fazla gazete kapandı. Birçok meslektaşımız da işsiz kaldı.

 

TÜİK’in 2018 işgücü istatistiklerine göre işsizlikte en yüksek ikinci oran da gazetecilikte.

 

Resmi verilere göre her dört gazeteciden biri işsiz. Gazeteci işsizliği 2018 yılında yüzde 4.7 oranında artarak yüzde 23.8 oldu.

 

2019 yılı da sektörümüz için parlak bir yıl olmadı.

 

2019 yılında işsiz gazetecilere 3 bin meslektaşımız daha eklendi.Gazeteleri kapatmama adına ayakta kalmaya çalışan gazete sahipleri de tasarruf edebilecekleri tek kalem olan personel azaltma yolunu seçti.Gazete sahipleri, sadece yerelde değil, yaygın medyada da üç kişinin yapması gereken işi bir kişiye yaptırmaya başladı.Ekonomik zorluklar habercilik kalitesinin düşmesine, vasıflı gazetecilerin istihdam edilmesi yerine daha az ücrete razı olan vasıfsız personel alımına neden oldu.

 

Basın meslek yasasının da olmaması nedeniyle yoldan geçenin bir gazete de işe başlatılıp gazeteci yapıldığına, bu kişilerin birkaç ay sonra yine herhangi bir yasası olmadığı için internet haber sitesi kurarak meşrulaştıklarına şahit olduk.

Ekonomik zorluklar ve hayatta kalma mücadelesinin yanında bir de vasıfsız kişilerin hiç bir yaptırıma veya eğitime sahip olmadan bu mesleği yapabilmesine imkan tanındığı için halkın sesi olması gereken gazeteciler, sahibinin sesi oldu.

 

 

SÖMÜRÜYE HAYIR DİYORUZ

 

Diğer bir konu da medya takip şirketlerinin özellikle yerel basını sömürmesi konusudur.Birçok kurum kendileri ile ilgili yayınlanan haberleri artık bu hizmeti veren medya takip şirketlerinden satın almaktadır.Gazetelere abone olması veya satın alması gereken kurumlar medya takip şirketlerinden hizmet satın alarak haberi üreten gazetecilerin ve haberi yayınlayan gazetelerin sömürülmesine vesile olmakta, medya takip şirketleri üretmedikleri ve yayınlamadıkları haberi servis ederek para kazanırken, gazetelere herhangi bir ödeme yapmamaktadır.

 

Gazete sahiplerinin bu konuda birlik olması ve medya takip şirketlerine ücretsiz servis yapmaması alınacak önlemlerin başında gelmektedir.Yine bir diğer sömürü konusu da ‘kaşeli’ veya ‘telifli’ diye tabir edilen gazeteciliktir.Yerelde görev yapan muhabir arkadaşlar, yaygın medya kuruluşlarına yaptıkları haberi, çektikleri fotoğraf ve görüntüyü servis ederek cüzi ücretlerle kendi ekonomilerine katkı sağlarken, maaşlarını ve sigortalarını ödeyen yerel gazete sahiplerine haksızlık yapmakta, yaptıkları bu iş yüzünden de yaygın medyanın Aydın gibi birçok ilde kadrolu personel çalıştırmasının önüne geçmektedirler.Bu İstanbul medyasının Anadolu medyasını sömürmesinden başka bir şey değildir.

 

Gazete sahiplerinin bu konuda da birlik olmalı, maaş ve sigortalı çalıştırdıkları personelin İstanbul medyasına haber servisi yapmasının önüne geçmelidir. İstanbul medyası çok istiyorsa kadrolu personel istihdam edebilir.İşsizliğin ve vasıfsızlığın arttığı gazetecilik mesleği tüm zorluklara rağmen ayakta kalmalı, halkın sesi olmaya devam etmelidir.Demokrasi, adalet ve özgür basın herkese lazımdır.”

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.